Dragon Age: Inquisition

Dragon Age Inquisition için söylenecek tek bir söz var; o da devasa büyüklüğü! Sadece uçsuz bucaksız evreni değil, o evrenin her yanına gizlenmiş detayları, karakterleri, onların öyküleri ve her zaman sonuna geldiğinizi sandığınız maceranın sizi bir sonraki aksiyona fırlatarak daha henüz buzdağının görünen kısmında olduğunuzu hissettirmesi… Ana hikâyeyi bitirseniz ve bulunduğunuz bölgelerdeki tüm yan görevleri tamamlamış olsanız bile daha görmediğiniz tonlarca mekânın ve içeriğin olduğunu fark etmek oyuna hem büyük bir gizem hem de sürükleyicilik katıyor. Çünkü burada oyunun hikâyesinden daha fazlası var: o da sizin hikâyeniz...Dragon Age: Origins’in bizim geçmişimizde bıraktığı tatlı hatıralar vardı. Baldur’s Gate’den sonra türe yeni bir perspektif kazandıran Bioware, formülünü hem KOTOR hem de Mass Effect serisi ile kanıtlamıştı. Beklenti de sonuç da büyük olmuş, oyun eski tip taktiksel RPG severler tarafından çok tutulmuştu. Sıra devam oyununa geldiğinde Dragon Age 2 hem bu sefer daha aksiyon merkezli bir tavır almış bu da özellikle serinin takipçileri tarafından oldukça eleştirilmişti. İkinci oyun bize oldukça zevkli bir deneyim sunsa da sanki bir şeyler eksik kalmış, yapımcı firma tam olarak yapmak istediğini yapamamıştı… Ve yapımcılar, oyunun çıkışında slogan olarak kullandıkları “Dragon Age Inquisition hep yapmak istediğimiz oyundu” lafının hakkını vererek 3,5 senenin ardından işte o beklenen oyunu bize sunmayı başarıyorlar.

Dragon Age: Inquisition

Benzer İçerikler