The Binding Of Isaac

Edmund McMillen diye sorsam tanır mısınız? Yok olmadı biraz ipucu vereyim o zaman. Meat Boy, Super Meat Boy, Braid desem. Evet, böylesi şaheserlerde imzası olan insan McMillen. Bu seferki yine çarpıcı ve ilginç olmuş. The Binding of Isaac, ufak bir çocuğun aslında korkularıyla yüzleşmesi desek de olabilir. İşin içinde inancını kanıtlamak ve kurban vermek isteyen bir anne var. Bunu duyup kaçan Isaac’in macerası var. Konsepti olsun, tasarımı olsun ve en son da oynanış. Bağımsız yapım ufak boyutuna rağmen farklı bir şeyler sunmayı başarıyor. Korkularla yüzleşmekFarklı bir menü ile karşılıyor oyun bizi. Sonrasında ise Isaac’in macerasına dalıyoruz. Kontroller son derece rahat ve kolay tutulmuş. Klasik FPS yönlendirmeleri ve ok tuşlarıyla ateş etme kombinasyonu var (Fare ile de ateş ediliyor). Tepeden gör, ilerle ve diğer bölümlere geç. Bomberman gibi, zaten bomba da kullanıyoruz. Silahımız ise küçük bir çocuğun gözyaşları. Karşısındakiler ise kayıp kardeşleri ve korkuları. İlerledikçe içeriğin nasıl farklı olduğunu anlıyoruz. Çünkü her şey rastgele biçimde oluşuyor. Zindanlar, öğeler, canavarlar ve Boss’lar. Böylece farklı deneyim yaşayıp, farklı eşyalara ulaşabiliyoruz. Bize güç veren, avantaj sağlayan eşyalar oldukça çeşitli. Bunlara ulaşması da engelli. Bazen bir Boss’tan düşüyor, bazen ise kilitli olan bir kapının arkasında veya sandıkta olabiliyor.

The Binding Of Isaac

Benzer İçerikler